Emeklinin isyanı yürekleri dağladı: Böyle giderse soğanı, ekmeği de bulamayacağız

Ankara Şubeleri, Emeklilere Yapılması Planlanan Zam Oranlarını Protesto Etti

Tüm Emeklilerin Sendikası Ankara Şubeleri, 2026 yılının ilk yarısında emeklilere yapılması planlanan zam oranlarını protesto etmek amacıyla Sakarya Caddesi’nde bir açıklama gerçekleştirdi. Emekliler, artan hayat pahalılığına dikkat çekmek için basın açıklamasının ardından kuru soğan ve ekmek yiyerek geçim sıkıntısına tepki gösterdi.

Emeklilerden Kuru Soğan ve Ekmekle Eylem

Emekliler, basın açıklamasının ardından, geçim koşullarına dikkat çekmek amacıyla kuru soğan ve ekmek tüketti. Artan hayat pahalılığı karşısında temel gıdaya dahi erişimin zorlaştığını belirten emekliler, kuru soğan ve ekmekle geçinmeye mahkum edildiklerini ifade etti.

Açıklamada, emeklilerin yaşadığı yoksulluk, borç ve barınma krizinin nedeninin ekonomik zorunluluklar değil, “tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikaları” olduğu vurgulandı. Emeklilik artık bir huzur dönemi değil, “açlıkla ölmemek mücadelesi” haline getirildi.

“İktidarın ‘Asgari Ücreti Enflasyona Ezdirmek’ Söylemi Gerçeği Yansıtmıyor”

2026 yılı için belirlenen 28 bin 75 TL’lik net asgari ücretin açıklandığı anda açlık sınırının altına düştüğü ifade edildi.

Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenme giderlerinin asgari ücreti aştığı, barınma, ulaşım, sağlık ve eğitimle birlikte yoksulluk sınırının 100 bin TL bandına dayandığına dikkat çekildi. İktidarın “asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” söyleminin gerçeği yansıtmadığı belirtilen açıklamada, 2024 ve 2025 yıllarında ücret artışlarının resmi enflasyonun altında kaldığı vurgulandı. Asgari ücretin yalnızca resmi enflasyon oranında artırılması halinde dahi bugün 32 bin TL’nin üzerinde olması gerektiği ifade edildi.

“Emekliler İçin Barınma Hakkı Fiilen Ortadan Kaldırıldı”

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığı belirtilen açıklamada, Ocak 2026’da işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12–13, memur emeklilerine ise yüzde 18’ler bandında yapılması öngörülen artışların “bir zam değil, yoksulluğun güncellenmesi” olduğu dile getirildi.

Açıklamada ekonomik yıkımın barınma krizini derinleştirdiği, büyük şehirlerde binlerce emeklinin pansiyonlarda, ucuz otel odalarında ya da sağlıksız yapılarda yaşamak zorunda kaldığı belirtildi. Sosyal konut üretmeyen ve barınmayı piyasanın insafına bırakan anlayışın, emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırdığı savunuldu. Üst düzey bürokratlar için gündeme gelen yüksek seyyanen zamlar hatırlatılarak, emekliye “bütçe disiplini”, sermaye ve bürokrasiye ise ayrıcalık tanındığı kaydedildi.

“Hükümet Düşünmeli”

Bir emekli, zam talebi ve geçim sıkıntısını, “Böyle giderse soğanı, ekmeği de bulamayacağız. Durum onu gösteriyor. Yüzde 13 zam ile nasıl yaşayacağız biz de bilmiyoruz. Hükümet düşünmeli. Bu insanlar burada boşuna toplanmıyor, boşuna bağırmıyor. Açlığa, sefalete devam. Halk, emekliler birlikte olmalı” sözleriyle aktardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir